Enflasyon zirve yapacak !

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, ”Enflasyondaki tepe noktanın bu ay görülmesi bekleniyor” dedi.

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Washington’da düzenlenen Uluslararası Para Fonu/Dünya Bankası Toplantıları’nda yaptığı sunumda, iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin öngörüldüğü şekilde sürdüğünü belirterek, Türkiye ekonomisiyle ilgili şu mesajları verdi:

”Cari açıkta en yüksek seviyeyi Ekim 2011’de görmüştük, buradaki iyileşme devam edecek. Büyümenin 2012 yılı boyunca ılımlı seyretmesi öngörülüyor. Enflasyondaki tepe noktanın bu ay görülmesi bekleniyor. Mayıs ayında enflasyonda önemli bir düşüş gözlenecek. Yılın son aylarında enflasyondaki düşüş hızlanarak devam edecek.”

Merkez Bankası’nın enflasyon tahminlerini değiştirmektense para politikası duruşunu değiştirmeyi tercih ettiğini bildiren Başçı, ”Para politikası kararları 2013 yılının ortalarında enflasyonun yüzde 5’lik hedefe ulaşmasına odaklanmaya devam edecek” dedi.

400 polisle fuhuş baskını !

İstanbul polisinin gerçekleştirdiği fuhuş operasyonunda çete kurdukları iddiasıyla gözlatına alınan 8’i kadın 45 kişi adliyeye sevk edildi.

Zanlıların çalıştırmak vaadiyle getirdikleri kadınları 4-5 bin lira karşılığında pasaportları ile sattıkları, fuhuş yapmak istemeyince dövdükleri ortaya çıktı. Hamile kaldığı için çete üyelerinden sürekli dayak yiyen bir kadının 4 aylık çocuğunu şiş yardımıyla düşürdüğü öğrenildi. Çete üyeleri arasında bir de polis var.

7 AY TAKİP EDİLDİLER

Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından 7 ay önce 157 ihbar hattını arayan bazı kadınların fuhuşa zorlandıklarını dayak yediklerini söyleyerek ihbarda bulunmaları üzerine soruşturma açıldı. Polis başlattığı teknik ve fiziki takibin ardından 4 ayrı grup halinde çalışan bir fuhuş çetesinin varlığını ortaya çıkardı. Liderliklerini Ejder T., Harun Y., Zekeriya K. ile Nafiz U.’nun yaptığı fuhuş çetelerinin Özbekistan, Gürcistan, Letonya, Estonya, Fas ve Tunus ülkelerinden iş bulma vaadiyle kadın getirerek fuhuşa zorladıkları ortaya çıktı.

400 POLİSLE BASKIN

Ahlak ve Kumar Büro Amirliği ekipleri tarafından gerekli delillerin toplanmasının ardından 16 Nisan 2012’de operasyon için düğmeye basıldı. Silivri ve Kumburgaz’da 9 otel, 52 ev olmak üzere toplam 61 yere 400 polisle operasyon yapıldı. Baskında şebekenin yönetici kadrosunda bulunan 8’i kadın 45 kişi gözaltına alındı. Baskınlarda yakalanan aralarında zorla fuhuş yaptırılan kadınların da bulunduğu 80 kişinin de ifadelerine başvuruldu. Bu kadınlardan 21’nin çete üyelerinin kendilerine şiddet uyguladıklarını, işkence yaptıklarını söyledikleri öğrenildi.

ÇETE İÇİNDEN KADINA ŞİDDET ÇIKTI

Polis şebekeyle ilgili yaptığı teknik ve fiziki takip sırasında çete üyelerinin çalıştırdıkları kadınlara şiddet uyguladıklarını ortaya çıkardı. Türkiye’ye geldikten sonra pasaportlarıyla birlikte 4-5 bin dolar karşılığında satılan yabancı uyruklu kadınların şiddete uğradıkları belirlendi. Çete üyeleri tarafından borçlandırılan kadınların fuhuşa gitmek istemediklerinde dövüldükleri ve işkence yapıldığı öğrenildi.

DAYAK YEMEMEK İÇİN ÇOCUĞUNU DÜŞÜRMÜŞ

Polis hayat kadınlarından birinin hamile kaldığı için çete üyelerinden yediği dayaktan bıkarak, bir şişe votka içtikten sonra bir şiş yardımıyla hamileliğine kendi kendine son verdiği öğrenildi. Mağdur olmaması için ismi açıklanmayan kadının “Hamile kaldığım için beni sürekli dövüyorlardı. Sonunda dayanamadım. Çocuğumu kendi kendine düşürdüm.” dediği belirtildi.

Fırtına İstanbul’u felç etti !

İstanbul’da fırtına özellikle Avrupa Yakası’nda etkili oluyor.

İstanbul’da aniden çıkan fırnına kenti savaş alanına çevirdi. Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, sokakta fırtınaya yakalanan vatandaşlar zor anlar yaşadı

Sarayburnu açıklarında lodos fırtınası nedeniyle deniz kazası oldu. Ahırkapı açıklarında da içinde 10 kişinin bulunduğu bir teknede yangın çıktı.

İstanbul’da etkili olan fırtına nedeniyle Boğaziçi Köprüsü Avrupa’dan Anadolu’ya geçişlerde trafiğe kapatıldı.

Taksim’de bir otelin yerinden çıkan camlarını işçiler güçlükle tutabildi. Aniden başlayan rüzgar kısa sürede fırtınaya dönüştü. Taksim Meydanı’nda ve İstiklal Caddesi’nde yürüyen vatandaşlar ayakta durmakta zorlandı.

Bir otelin, fırtına yüzünden yerinden çıkan camlarını işçiler güçlükle tutabildi. Çiçekçilerin çiçek tezgahları etrafa dağıldı. Farklı noktalardan gelen çatı uçtuğuna, ağaç devrildiğine yönelik ihbarlar üzerine itfaiye ekipleri seferber oldu.

Rüzgar nedeniyle Yenibosna’da ağaçları devirdi. Devrilen ağaç sebebiyle Yenibosna E-5 bağlantı yolu trafiğe kapandı.

İstanbul’da yaşanan şiddetli rüzgar ve fırtına nedeniyle Kapalıçarşı’nın çatısı zarar gördü, Bayrampaşa’da bir caminin minaresi çöktü. Nişantaşı’nda inşaat halindeki bir binanın dış kaplaması büyük bir gürültüyle çöktü.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nce yapılan son değerlendirmelere göre, iç ve batı bölgelerde görülecek yağışların, Ege, Marmara ve Batı Akdeniz’de yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Hava sıcaklığı, batı bölgelerde 6 ila 8 derece azalacak, iç ve doğu bölgelerde 8 ila 10 derece artacak.

Rüzgarın, genellikle güneyli yönlerden orta kuvvette, İç ve Batı bölgelerde kuvvetli yer yer fırtına (70-90 km/s) şeklinde esmesi bekleniyor.

Simav bir kez daha sallandı!

Kütahya’nın Simav ilçesinde 4.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Kütahya’nın Simav ilçesinde, 4,3 büyüklüğünde artçı bir deprem daha meydana geldi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden alınan bilgiye göre yerin 6.2 kilometre derinliğinde saat 23:45’de meydana gelen depremin merkez üssü, Söğüt köyü olarak belirlendi.

Korku ve paniğe kapılan vatandaşlar evlerden çıkarak dışarıda bir süre bekledi. Deprem Hisarcık, Emet, Tavşanlı, Gediz, Şaphane ve Pazarlar ilçelerinde de hissedildi. Depremlerde can ve mal kaybı olmadığı bildirildi.

Önceki gün saat 13.10’da 4,8 ve hemen ardından 13.11’de 4,7 büyüklüklerinde depremin olduğu ilçede birgün içinde 2.5 ila 4.8 arasında 65 artçı deprem meydana geldi.

Simav’da 19 Mayıs 2011 tarihindeki 5,9’luk deprem, ilçe merkezi ve köylerde büyük hasara sebep olmuştu. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Merkezi (AFAD) tarafından yapılan incelemede bin 619 konut, 148 işyeri ve 403 ahırda ağır, 814 konut, 211 işyeri ve 25 ahırda orta hasar tespit edilmişti. Depreme bağlı olarak iki kişi hayatını kaybetmişti.

Mehmet Ağar için yakalama emri çıktı !

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, hapis cezası onanan Mehmet Ağar için yakalama emri çıkardı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Susurluk Davası kapsamında 5 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından onanan Mehmet Ağar hakkında yakalama emri çıkardı.

Yargıtay’ın onama kararı üzerine, Ağar’ı mahkum eden Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, kararı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu’na dün gönderdi.

Ağır Ceza İlamat Bürosu Cumhuriyet Savcısı Abbas Özden de aynı gün, hakkındaki ceza 3 yıldan fazla olan Ağar hakkında ”yakalama emri” çıkarttı. Yakalama emri, emniyet ve jandarma kayıtlarına düştü.

Aranan kişilerin kimlik bilgileri, adresi ve hakkındaki dava dosyasıyla ilgili bilgilere yer verilen yakalama emirlerinde, ”Yukarıda açık kimliği yazılı kişinin, mahkumiyet cezasını çekmek üzere yakalanması için emirdir” ifadesi kullanılıyor.

YARGITAY CEZAYI ONAMIŞTI

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Ağar’ı, Susurluk Davası kapsamında Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili ”cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu” iddiasıyla yargıladığı davada 5 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle onamıştı.

Ağar, kararı “Sevenlerimizi mahçup edecek davranış içinde olmadık” sözleriyle değerlendirmişti.

TV’de porno skandalı !

TV’de “Good Morning America” filmi yerine porno film yayına verilince izleyiciler şaşkına döndü.

Colorado’da yayın yapan KRDO televizyonu normal yayın akışındaki filmin yerine yanlışlıkla porno film koyunca izleyicilerin tepkisini çekti. “Good Morning America” filmini izlemek için televizyonun karşısına geçen izleyiciler ekran karşısındaki görüntüler karşısında gözlerine inanamadılar.

Bir yanlışlık sonucu birkaç dakika porno film izlemek zorunda kalan izleyiciler kanala Facebook ve Twitter üzerinden mesaj yağdırdı. İzleyiciler çocuklarıyla beraber televizyonun karşısında şok olduklarını ifade ettiler. Birkaç dakikalık porno filmden sonra arızanın farkına varan kanal hemen yayına dini içerikli bir program koydu. Kanal daha sonra yaptığı açıklamada izleyicilerden özür diledi.

Mehmet Ağar’a hapis şoku !

Yargıtay, Mehmet Ağar’ın hapis cezasını onadı.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Mehmet Ağar’a ”Susurluk Davası” kapsamında verilen 5 yıl hapis cezasını onadı.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Ağar’ı, ”Susurluk Davası” kapsamında Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili ”cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu” iddiasıyla yargıladığı davada 5 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle onadı.
Ağar hakkında zaman aşımı süresinin dolup dolmadığının irdelendiği kararda, sanığa atılı suçun ”kesintisiz” suçlardan olması dikkate alınarak tespit edilen suç tarihi ile soruşturma ve kovuşturma safhalarında gerçekleşen zaman aşımını kesen ve durduran sebeplere göre dava zaman aşımı bakımından bir kovuşturma engelinin bulunmadığının tespit edildiği ifade edildi.

Kararda, Ağar’ın yöneticisi olduğu iddia ve kabul edilen teşekkülün sübutu ve niteliğinin Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen İstanbul 6 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin, 12 Şubat 2001 günlü kararı ile de ortaya konulduğu belirtildi.

Kararda, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre, Ağar’a yüklenen ”suç işlemek amacıyla kurulmuş silahlı teşekkülü yönetmek” suçunun sübut olduğu, bu nedenle oy birliğiyle hükmün onanmasına karar verildiği bildirildi.

AĞAR 3 YIL 9 AY YATACAK

5 yıl hapis cezası onanan Mehmet Ağar, İnfaz Kanunu gereği 3 yıl 9 ay cezaevinde yatacak.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tebliğnamesi de onama istemli olduğu için Başsavcılık karara itiraz etmeyecek. Mehmet Ağar’ın da karara itiraz hakkı bulunmuyor. Başsavcılığın önümüzdeki günlerde dosyayı Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermesi bekleniyor. Başsavcılık karara itiraz etmezse Ağar hakkındaki hüküm kesinleşmiş olacak. Yerel mahkeme ceza 3 yıldan fazla olduğu için Ağar hakkında yakalama kararı çıkarabilecek.

Beş yıllık hapis cezası onanan Mehmet Ağar, ”Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun” gereğince cezasının dörtte üçü olan 3 yıl 9 ayı cezaevinde geçirecek.

“HİZMET KUSURU AFFEDİLİR SUÇ AFFEDİLMEZ”

5 yıl hapis cezası Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından onanan Mehmet Ağar, “Sevenlerimizi mahcup edecek hiçbir davranışın içinde hiçbir zaman olmadık. Hizmet kusuru atfedilebilir ama suç atfedilemez” dedi.

Bodrum’dan İstanbul’a gelen Mehmet Ağar, Atatürk Havalimanı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ağar, Yargıtay’ın kararını kendisine gelen bir mesajla öğrendiğini ifade ederek, “Sevenlerimizi mahcup edecek hiçbir davranışın içinde hiçbir zaman olmadık. Hizmet kusuru atfedilebilir ama suç atfedilemez. Ama bütün bunlara rağmen devletten gelmiş her türlü karara karşı her vatandaşın ne yapması icap ediyorsa biz de onu yapacağız” dedi.

Ağar, aracına bindiği sırada bir basın mensubunun “Nereye gidiyorsunuz?” sorusu üzerine de, “Bir yere gitsem seni de götürürüm” şeklinde karşılık verdi.

Hapşırana Allah rahmet eylesin !

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Kamil Yılmaz’dan hapşırana “Çok yaşa” yerine “Allah rahmet eylesin” denilmesini önerdi.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Kamil Yılmaz, Diyanet Aylık Dergisi’nde “Kardeşlik: Üzüntü ve Sevinci Paylaşmaktır” başlıklı bir makale yazdı.

Akşam gazetesinin haberine göre, Kamil Yılmaz yazısında aksıran bir kişiye “Allah rahmet etsin” denilmesini istedi.

Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Aksırmak bazen sıhhatli olmanın alameti, bazen de hastalığın habercisi. Allah’ın verdiği bütün nimetler gibi sıhhat alameti olan aksırma için de şükredilmesi gerekir. Aksırma sırasında insana canı adeta iade edilir. İnsanın aksıran bir mümine ‘Allah sana rahmet etsin’ demesi aslında bir ilgi ifadesidir. Yalnızlaşan günümüz insanı aslında bugün, bu ilgiye eskisinden daha çok ihtiyaç duymaktadır.”

28 Şubat’a 16 tutuklama talebi

16 kişi tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’nin yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında savcılıkça sorgulanan 16 zanlının tutuklanması talep edildi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 16 şüphelinin sorgusu tamamlandı.

Özel Yetkili Cumhuriyet Savcıları Mustafa Bilgili ve Kemal Çetin’in de bulunduğu 5 savcının gerçekleştirdiği sorgulama işlemi, yaklaşık 12 saat sürdü.

Zanlıların 16’sı da tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Uyuşturucu tacirlerinin son yöntemi çuvalladı !

‘Bu taktikle kesin yakalanmayız’ diye düşünüyorlardı ama…

Antalya’ya uyuşturucu madde getirildiği ihbarı üzerine durdurulan otobüsteki bir valizde, uyuşturucu bulmak için eğitilen köpeklerin koku almasını engellemek için üzeri isot biberle kaplanmış 5 kilo 385 gram esrarı bulan hayvanların görüntüleri basına dağıtıldı. ‘Shot’ adlı köpeğin uyuşturucu kuryesi Remzi E.’nin valizindeki esrar maddesini bulma anı, polis kamerası tarafından böyle görüntülendi.

Antalya Emniyeti Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Suçlar Büro Amirliği ekipleri, doğu illerinden temin ettiği uyuşturucu esrar maddesini otobüsle kente getirecek bir zehir kuryesi olduğu ihbarını aldı. Polis, Aksu şehir merkezi girişinde zehir kuryesinin de içerisinde olduğu otobüsü beklemeye başladı.

Rutin kimlik kontrolü yapar gibi davranan narkotik dedektifleri, otobüs yolcularının kimliklerini kontrol ederken, uyuşturucu bulmak için eğitilen köpekler de bagajlarda arama yaptı. ‘Shot’, valizlerden birine tepki verdi. Eğiticisi polis memurunun talimatlarını bir bir yerine getiren köpek, uyuşturucuyu bulduktan sonra valizin başında bekleyerek başıyla polislere işaret etti. Üzeri köpeklerin koku almasını engellemek için isot biberle kaplanmış 5 poşet içerisinde 5 kilo 385 gram esrar maddesi ele geçirildi. Esrar maddesini bulduktan sonra ödül olarak köpeğe oynaması için top verildi. Esrarı kente getiren Remzi E., polis tarafından gözaltına alındı.

Polisin çektiği operasyon görüntüleri basına dağıtılırken kurye Remzi E. sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli, nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.

Muhtarlık tarih oluyor !

Şehir ve kasabalarda mahallenin adeta ‘patronu’ olan muhtarlara kötü haber var.

Hükümet, artık çok fazla işlevi kalmadığını düşündüğü muhtarlık sistemine son verecek çalışma yürütüyor.

Yapılan çalışmaya göre, belediye sınırları içinde kalan mahallelerde muhtarlık olmayacak. Muhtarların yaptığı nüfus, seçim ve ikametgâhla ilgili işleri kaymakamlık ve belediyeler yürütecek.

Buna karşın köy muhtarları ise yerini daha güçlendirilmiş şekilde koruyacak. Köy muhtarlarının yetkilerinin arttırılması, özlük haklarının da iyiliştirilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Yasal düzenleme bu dönem çıksa bile uygulama gelecek seçimden sonra yürürlüğe girecek. Muhtarlar görev sürelerini tamamlayacaklar.

Radikal’in haberine göre, muhtarlık sisteminin değişmesinden 17 bin muhtar etkilenmiş olacak. Muhtar Dernekleri Federasyonu’nun verilerine göre, Türkiye’de 36 bin köy, 17 bin mahalle muhtarı bulunuyor. Muhtarlar belediye başkanlarıyla aynı anda ve aynı süreyle 5 yıllığına seçiliyor. Mahalle muhtarları bölgesinde ikamet edenlerin nüfus, yer değiştirme, seçim gibi işlerine bakıyor.

Köy muhtarlarının görev kapsamı ise daha geniş. Köy muhtarları, devlet ile köylü arasında köprü görevi üstleniyor. Okuldan askerliğe ve evliliğe kadar bir dizi iş için muhtarlığın onayı gerekiyor. Muhtarlar, 1977 yılından bu yana bütçeye konan ödenekten maaşlarını alıyor.

Endonezya’da büyük deprem

8.7 büyüklüğündeki deprem sonrasında tsunami alarmı verildi

Endonezya’nın Aceh eyaleti açıklarında büyük bir deprem meydana geldi. Depremin merkez üssünün eyalat merkezi Banda Aceh’in 495 kilometre güney batısı olduğu açıklandı. Amerikan Jeoloji Araştırma Merkezi depremin büyüklüğünü önce 8.9 olarak duyurdu, daha sonra bu bilgi 8.7 olarak revize edildi.

Depremin yerin yaklaşık 33 kilometre derinliğinde meydana geldiği ve Malezya, Singapur, Tayland ve güney Hindistan’da da hissedildiği bildirildi.

TSUNAMİ ALARMI VERİLDİ

Deprem sonrasında Tsunami alarmı verildi. Endonezya Tsunami Merkezi, ülkenin doğu kıyılarında 6 metreyi bulan tsunami dalgalarının beklendiğini duyurdu. Sri Lanka ve Hindistan’ın güneyinde de tsunami uyarısı verilirken Tayland vatandaşlarını kıyı bölgelerinden çekilmeleri konusunda uyardı. Büyük Okyanuz genelinde de olası bir tsunamiye karşı teyakkuza geçildi.

6.5’LİK ARTÇI

8.7’lik depremden yaklaşık 1 saat sonra 6.5 büyüklüğünde bir arttçı meydana geldi.

KURTARMA EKİPLERİ YOLA ÇIKARILDI

Endonezya Acil Müdahale Ajansı, kurtarma ekiplerinin Aceh bölgesine sevk edilmeye başlandığını bildirdi. Bölgede elektriklerin kesildiği bildiriliyor. Şu ana kadar can ve mal kaybıyla ilgili bir açıklama yapılmadı.

2004’TE 230 BİN KİŞİ ÖLMÜŞTÜ

26 Aralık 2004’te Endonezya açıklarında meydana gelen 9.1 büyüklüğündeki deprem ve takip eden tsunami nedeniyle yaklaşık 230 bin kişi hayatını kaybetmişti.

Çipli kimlikler hazır !

Yeni kimliklerde parmak izi uygulaması olacak ayrıca kimlikler sağlık karnesi, ehliyet ve vergi kimlik kartı olarak da kullanılabilecek.

Osmangazi İlçe Nüfus Müdürlüğü, yakında ülke genelinde uygulamaya konulacak “çipli” kimliklere hazır.Pilot il seçilen Bolu’da 220 bin kişiye “çipli” kimlik kartı dağıtıldı. Bu kartlarla yapılabilecek işlemler gözden geçirilirken, Türkiye genelinde 3 sene içinde yeni kimlik kartı dağıtımının tamamlanması planlanıyor. Basılacak kimlik kartlarında diğer bir yenilik olarak TÜBİTAK tarafından geliştirilen parmak izi uygulaması bulunacak.

Yeni kimliklerin sağlık karnesi, ehliyet ve vergi kimlik kartı olarak da kullanılabileceği öğrenildi. 10 yıllık kullanım ömrüne sahip olacak kimlikler için nüfus müdürlükleri çalışmalarını sürdürürken, Osmangazi İlçe Nüfus Müdürlüğü hazırlıklarını tamamladı. Vatandaşın nüfus müdürlüğündeki rahatlığının ön planda tutulduğu projede, artık nüfus müdürlüklerine gelen vatandaşlar işlemlerini rahat sandalyelerde oturarak yapacak. Yeni kimliklere adaptasyon sürecini tamamladıklarını dile getiren Osmangazi İlçe Nüfus Müdürü Meryem Civelek, “Banko sistemini kaldırarak masa sistemine geçtik. Yeni “çipli” kimlikler için parmak izi alınırken memurumuz ve vatandaşlarımız zorluk çekecekti. Komple yeni dizayn ettik. Daha temiz ve elverişli sisteme geçtik. Hizmetimizin daha seri ve çabuk yapılmasını istiyoruz” dedi.

Nüfus müdürlüğünde işlem yapan vatandaşlar, “Hayatımız kolaylaşıyor. Özellikle sıra numarası alarak işlem yapılabilmesi zaman açısından büyük avantaj. Bu kurumların böyle gelişerek daha hızlı hizmet verdiğini görmek sevindirici. Sıra numarası ile artık sıra kavramının da önüne geçilmiş oldu. Vatandaşlar bankolar önünde ayakta bekleyerek değil de oturarak işlem yapabiliyor. Yeni kimlikler için hazır hale getirilen nüfus müdürlüğü hem vatandaş hem de memur için kolaylık sağlıyor” dedi.

600 çocuklu bilim adamı !

İngiltere’de bir bilim adamının 600 çocuğunun olduğu ortaya çıktı.

İngiltere’de sperm bağışı yapılan bir kliniğin sahibi bilim adamı Bertold Wiesner’ın, 600 çocuğunun olduğu kaydedildi.

Sunday Times gazetesinin manşetinden duyurduğu haberde, eşiyle Londra’da işlettiği üreme kliniğinde Wiesner’ın, kendi spermlerini kullanarak çok sayıda kadının anne olmasını sağladığının ortaya çıktığı bildirildi.

Habere göre, 2007 yılında yürütülen DNA testleri sonucu, 1943 ile 1962 yılları arasında klinik aracılığıyla yapılan sperm bağışı sonucu doğan 18 kişiden, 12’sinin Avusturyalı Wiesner’in çocuğu olduğu belirlendi.

Konuyla ilgili soruşturmayı yürüten Kanadalı Barry Stevens ile avukat David Gollancz, 1972 yılında ölen Wiesner’in çocuklarının sayısının 600’ü bulabileceğini kaydetti.

Gazete Gollancz’ın, “Wiesner yılda 20 kez sperm bağışında bulunuyordu. Bu hesaplandığında 300 ila 600 çocuğun babası olduğu tahmin ediliyor” sözlerine yer verdi.

iPhone ve iPad alabilmek için böbreklerinden birini sattı !

Çin’de 17 yaşındaki bir genç, iPhone ve iPad alabilmek için böbreklerinden birini sattı

Yasa dışı organ ticaretine karışan beş kişi hakkında dava açıldı. Dava, Çin’de özellikle gençler arasında artan tüketim eğiliminin olumsuz etkilerine karşı yeterli koruma önlemleri alınmaması tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Çengcu kenti savcıları, sanıkları 17 yaşındaki bir lise öğrencisinin böbreğini alarak kasıtlı zarar vermekle suçladı.

Sanıklar arasında bir cerrah, hastane görevlisi ve organ simsarlarının bulunduğu kaydedildi. Simsarlardan birinin böbrek için 35 bin dolar aldığı, öğrenciye ise 3500 dolar verdiği bildirildi.

Olayın, gencin ailesinin iPhone ve iPad’i nasıl aldığını sorgulaması üzerine açığa çıktığı ifade edildi.

Çin’de 1,5 milyon kişinin organ nakline ihtiyacı olduğu, ancak her yıl sadece 10 bin nakil yapılabildiği, bu durumun da yasa dışı organ ticaretini artırdığı belirtiliyor.

Türk öğrencilerinin müthiş zaferi !

Türk öğrenciler, Uluslararası INEPO Eurasia Çevre Proje Olimpiyatı’nda 42 ülkeden gelen yarışmacıları eleyerek dünya birincisi oldu.

Azerbaycan’da düzenlenen ”Uluslararası INEPO Eurasia Çevre Proje Olimpiyatı”nda, ‘petrol toplama bariyer sistemi’ ile katılan Türk öğrenciler, 42 ülkeden gelen yarışmacıları eleyerek dünya birincisi oldu.

Uluslararası INEPO Eurosia Çevre Proje Olimpiyatı’na, 4’ü Türkiye’den olmak üzere 100’ün üzerinde okul katıldı. 42 ülkeden 400’ün üzerinde projenin yarıştığı çevre olimpiyatlarında ”Petrol Toplayan Bariyer” çalışmasıyla dünya birinciliği elde eden Özel Mürüvvet Evyap Koleji öğrencileri Uluç Akyüz ve Fatih Ege Özay’ı, Atatürk Havalimanı’nda öğretmenleri, arkadaşları ve aileleri karşıladı.

Yarışmada birinciliğe imza atan öğrencilerden Uluç Ayyüz, Meksika Körfezi’nde bir petrol işletmesinde meydana gelen kazadan sonra böyle bir proje geliştirmeye karar verdiklerini söyledi. Okullarının İstanbul Boğazı’nın kıyısında olduğunu ve çok sayıda petrol tankerini geçiş yaparken gördüklerini belirten Akyüz, İstanbul’da da her an böyle bir kazanın olabileceğini düşündüklerini ifade etti. Akyüz, Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmenin ve Türk bayrağını dalgalandırmanın kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekledi.

Fatih Ege Özay da, 42 ülkeden 400’ün üzerinde projenin yarıştığı olimpiyatlarda dünya birinciliğini elde ederek Türkiye’ye altın madalya kazandırmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Projenin deniz yüzeyine dağılan petrolü hem çevreleme, hem de toplama özelliğini taşıdığını anlatan Özay, bu iki görevi yapan bir bariyerin şu anda bulunmadığını söyledi. Özay, Azerbaycan petrol, çevre ve enerji bakanlarının kendilerini kabul ettiğini ve projelerine yakın ilgi gösterdiklerini belirtti.

Altın kaplama uçakla geldi !

Brunei sultanı Türkiye’ye uçağını kendisi kullanarak geldi. Sultanın içi altın kaplama üç uçağı var

Brunei Sultanı Hassanal Bolkiah Waddaulah’ın üç büyük ve altı küçük uçağı bulunuyor. İstanbul’a, kendisinin kullandığı içi altın kaplama Boeing 747-400 tipi uçakla gelen Brunei Sultanının ayrıca yine içi altın kaplama Airbus 340-200 ve Boeing 767-200 tipi iki büyük uçağı daha var.

Sultan, Airbus 340 tipi uçağın iç dizaynı için 120 milyon dolar harcadı. AHT’den Gökhan Artan2ın haberine göre uUçağın içinde lavabo da dahil herşeyi altın olan Airbus 340 tipi uçağı nükleer ve füze saldırılarına karşı koruma kalkanına sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Koltuklar ceylan derisinde olan uçağının içinde musluklardan kapı kollarına kadar her şey som altından yapıldı. Kızına da bir uçak hediye eden Brunei Sultanı, Airbus 380 tipi uçak siparişi de verdi.

DÜNYANIN EN ZENGİNLERİNDEN

Brunei Sultanı, 22 milyar dolarlık kişisel servetiyle dünyanın en zengin isimlerinden biri. Sultan kısa süre önce Ülker ile 100 milyon dolarlık işbirliğine imza atmış ve Marsa şirketine ortak olmuştu. Bolkiah, Guinness Rekorlar Kitabı’na göre dünyanın en büyük sarayı olan Istana Nurul Iman’da yaşıyor. Filipinli mimar Leandro V. Locsin’in imzasını taşıyan ve 1984’te tamamlanan 200 bin metrekarelik alan üzerine kurulu sarayda 1788 oda, 290 banyosu, 1500 kişilik bir cami ve 5 yüzme havuzu var. Kubbeleri, kapı kulpları altın kaplı 1.4 milyar dolarlık (2.5 milyar TL) sarayı, 564 avizedeki toplam 51 bin ampul aydınlatıyor. Aynı anda 5 bin misafirin ağırlanabildiği sarayda 18 asansör var.

UÇAĞI BİLE ALTIN!

2007’de kızını 14 gün süren muhteşem bir düğünle evlendiren Brunei Sultanı’nın altın kaplamalarla döşenmiş bir Boeing 747’si, 6 küçük uçağı ve 2 helikopteri var. Sultanı’nın kızı ve damadı da düğün sonunda gelin ve damat altınla kaplanmış Rolls Royce’un içinde halkı selamlamıştı.

7 BİN OTOMOBİLİ VAR

Brunei Sultanı Bolkiah otomobil koleksiyonuyla da Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. İşte 1’i altından 7 bin otomobili olan Sultan’ın garajında yer alan araçlardan bazıları:

* 1574 Mercedes
* 604 Rolls Royce
* 452 Ferrari
* 382 Bentley
* 209 BMW
* 179 Jaguar
* 134 Koenigsegg
* 21 Lamborghini
* 11 Aston Martin
* 1 SSC

ZENGİN ADACIK

Borneo Adası üzerinde küçük bir sultanlık olan Brunei’nin geçmişi 15. yüzyıla dayanıyor. Halkının büyük bölümü Müslüman Malay olan Brunei, 1984 yılında İngiltere’den ayrılarak tam bağımsızlığını ilan etti. Ülke krallıkla yönetiliyor. Hollywood güzellerini 1788 odalı muhteşem sarayında ağırladığı konuşulan Brunei Sultanı, ABD’de haber konusu olmuştu. ABD eski güzellik kraliçelerinden Shannon Marketic’in ardından, Sheila Kennedy adlı genç yıldız, sultanın sarayında geçirdiği günleri basınla paylaşmış; sarayda kaldığı 1 ay karşılığında 400 bin dolar kazandığını açıklamıştı.

Evlerin üzerine F-18 düştü !

Binalar yandı, pilotlar kurtuldu

ABD’nin doğusundaki Virginia eyaletinde bir F-18 avcı uçağının evlerin üzerine düştüğü bildirildi.

Amerikan Deniz Piyade Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada, savaş uçağının iki kişilik mürettebatının kendisini fırlatarak kurtulduğu belirtildi.

Amerikan CNN televizyonu da savaş uçağının düşmesi sonucu yerde bir kişinin alevlerin yarattığı dumandan etkilendiğini ve hastaneye kaldırıldığını duyururken, görüntülerde en az 4 binanın alevler içinde olduğu dikkat çekti.

Sivri buruna sert tabana dikkat !


İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Ögüt, ayak sağlığı için kadınların giydiği ayakkabının topuğunun 4 santimi aşmaması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Öğüt, yaptığı açıklamada, toplumda en yaygın görülen ayak problemlerinin başında parmak deformitesinin geldiğini, özellikle baş parmağın deformitesinin yaygın olduğunu belirtti.

Toplumda ayak sağlığına kadınların erkeklere göre daha fazla önem verdiğini, ayakkabı tercihi konusunda kadınların daha dikkatli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Öğüt, “Kendine bakan, dikkat eden insan ayak sağlığına da önem vermeli” dedi.

KİLOYA DA DİKKAT

Ayakta meydana gelen ağrıların giyilen ayakkabılarla da ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. Öğüt, şöyle konuştu:

“Ayak sağlığı için kadınların giydiği ayakkabının topuğu 4 santimi aşmamalı. Yüksek topuklu ayakkabılar omurgayı bozduğu gibi ayak sağlığına da zarar veriyor. Uygun ayakkabı dar olmayacak, parmak uçları sivri, dar burunlu, sert tabanlı olmayacak. Tümüyle dümdüz, sıfır topuk da önermiyoruz. Derisi yumuşak olmalı. Aslında en önemlisi ayağın kendini en doğal hissedebileceği ayakkabıdır. Bunun istisnaları da var. Bazı ayak durumları var ki onlarda sert taban önerebiliyoruz. Sentetik, naylon, lastikli çorap önermiyoruz.

Ayaktaki ağrıları ciddiye almak, ayak sağlığına önem vermek gerekiyor. Ayak sağlığını korumanın en temel ilkesi genel sağlığa dikkat etmek, kilo almamak ve uygun ayakkabı giymektir.”

Bakanlık bu göz damlasını yasakladı !

Sağlık Bakanlığı, gözde kalıcı bozukluk, görme azalması ve kornea nakli gerektirecek hasarlara neden olabileceği bildirilen göz damlasının, eczanelerde satışına yasak getirildiğini, bu karara uymayan eczaneler hakkında cezai işlem yapılacağını duyurdu.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığı’ndan Türk Eczacıları Birliği’ne (TEB) gönderilen yazıda ‘Alcaine yüzde 0,5 Oftalmik Çözelti’ adlı göz damlasının gözde geri dönüşü olmayan önemli hasarlara hatta kornea nakli gerektirecek hasarlara neden olabileceği belirtildi.

KALICI HASARA NEDEN OLUYOR

Yazıda, bu konuda Türk İlaç Advers Etkilerini İzleme ve Değerlendirme Merkezi’ne (TÜFAM) yapılan bildirimlerin sürdüğü belirtilerek şöyle denildi:

“Alcaine yüzde 0.5 Oftalmilk Çözelti adlı preparatın kontrolsüz ve amaç dışı kullanımı olduğuna dair TÜFAM’a çeşitli hastanelerden bildirimler yapılmıştır. Söz konusu ilacın doktor kontrolü dışında kullanımı korneada kalıcı bozukluk, görmenin azalması ve keratoplastiyi (kornea nakli) gerektiren operasyonlara sebep olmaktadır. Bu konu daha önce yazılarımızla bildirilmişti. Ancak TÜFAM’a yapılan bildirimlerin devam etmesi sonucu bakanlığımız beşeri tıbbi ürünlerin sınıflandırılmasına dair yönetmenliğin 9. madde b bendi gereği söz konusu ilacın eczanelerde perakende satışının iptali kararı almıştır. Bu kararın tüm illerdeki ecza odalarına tarafınızdan duyurulması gerekmektedir. Ayrıca bakanlığımızın aldığı karara uymadan perakende satış yapan eczaneler hakkında işlem yapılacağı hususunda bilgi ve gereğini rica ederim.”

REÇETE İLE DAHİ SATILAMAYACAK

Türk Eczacıları Birliği’de eczacı adalarına yazı göndererek Sağlık Bakanlığı’nun göz damlasıyla ilgili kararını duyurdu. Sağlık Bakanlığı söz konusu göz damlasıyla ilgili olarak hazırlanacak reçetelerin sadece göz uzmanları tarafından düzenlenebileceğini, reçetesiz satış yapılamayacağı , düzenlenen reçetelerin eczanelerde 1 yıl süreyle saklanması konusunda eczaneleri daha önce 2 kez uyarmıştı.

Alınan son karardan sonra söz konusu göz damlası eczanelerden reçete dahi olsa satın alınamayacak. Göz damlası ancak hastanelerde uzman göz doktoru kontrolünde kullanılabilecek.

Canlı yayında doğum ! Video

Kanal D ekranlarında bugün bir ilk yaşandı. Sansürsüz doğum gerçekleşti…

Kanal D’de yayınlanan “Doktorum” programında Aytuğ Kolankaya, canlı yayınla bir hastasının doğumunu gerçekleştirdi. Anne adayı İlknur Hanım ile Kanal D muhabiri canlı yayında doğumdan bir kaç dakika önce röportaj yaptı.

 

İZLEYİCİ ŞOKE OLDU

Hazal bebeğin gelişi canlı yayında an be an yayınlandı. Sansürsüz olarak gösterilen görüntüler izleyiciye şok yaşattı. Operasyonu gerçekleştiren Doktor Aytuğ Kolankaya hem annenin karnını kesti hem röportaj vererek neler yaptığını anlattı. Annenin rahim kısımına girişe varana kadar hepsi canlı yayında yakın plandan izleyiciyi gösterildi.

AMAN ALLAHIM

Doğumu canlı olarak sunan muhabirin davranışları da inanılmazdı. Sanki bir stand-up programı sunuyormuş gibi davrandı. “Aman Allahım” çığlıkları içinde yaşananları dakika dakika anonsladı. Hazal bebeğin anne karnından çıkartıldığı an kameralara yakın plan ile yansıdı. Bebeğin kanlı başı göründü önce… Hemen ardından anne karnından çekilip alınışı…

RTÜK bu yayına ne der bilemiyoruz ancak Kanal D’nin uyarısız olarak sansüzsüz bir şekilde doğumu yayınlaması şoke etti.

Midesinden öyle birşey çıktı ki !

Elazığ’da aşırı mide ağrısı ve kilo kaybı nedeniyle başvurduğu hastanede ameliyat edilen 22 yaşındaki kadının midesinden 800 gram ağırlığında ”kıl yumağı” çıtı

Elazığ Medical Park Hastanesi’nde görevli genel cerrahi uzmanı Yılmaz Polat, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, hastanelerine aşırı mide ağrısı ve kilo kaybı nedeniyle başvuran 22 yaşındaki S.Ç. adlı kadının muayenesinde bir kitleye rastladıklarını anlattı.

Bunun üzerine hastaya hem ultrason hem de karın tomografisi çektirdiklerini, kitlenin ne olduğunu anlamak için ”endoskopi” yöntemiyle de izleme yaptıklarını belirten Polat, incelemeler sonunda midenin tamamına yakınını dolduran ”kıl yumağı” tespit ettiklerini söyledi.

Hastanın ”saç koparma ve yeme” rahatsızlığı olduğunu ifade eden Polat, şunları kaydetti:

”Tabi çok büyük olduğu için tedavi yöntemleri arasında endoskopi çıkarma, eritme yöntemi var ama bizim bu hastamızda çok büyük bir çapa ulaştığı için bu alternatif tedavi yöntemlerini uygulamamız mümkün olmadığından hastamızı ameliyat etmek zorunda kaldık. Ameliyat esnasında hastanın karnını açtığımızda gerçekten de mideyi tama yakın dolduran ve hiç boşluk bırakmayan bir kitle olduğunu gördük. Midenin tamamı doluydu ve 12 parmak bağırsağına kadar da devam etmekteydi. Mideyi açıp bunu çıkardığımızda yaklaşık 21 santimetre uzunluğunda ve 12 santimetre genişliğinde kıl yumağı şeklinde ve tam midenin şeklini almış bir kitlenin olduğunu gördük.”

Çıkartılan kıl yumağının 800 gram ağırlığında olduğunu dile getiren Polat, yapılan ameliyat sonrası hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğunu ifade etti.